Öncelikle iş bu makalenin bütün dertlerinize deva olan bir makale olmayacağını belirtmeliyim ya da "Burada anlattıklarım kesin doğrudur diğer yöntemler yanlıştır." gibi bir önermede bulunmayacağım. Siz başka yollar da izleyerek başarılı olabilirsiniz. Ünlü bir düşünürün dediği gibi:

Herkezin hayatına kimse karışamaz.
- Bir bilen abi.

Bloğun sloganı "Kendime Notlar" olduğuna göre esas amacım kendime not olması için bu makaleyi hazırlamak. Gerektiğinde hatırlamak amacıyla bu sayfaya bakabileyim diye yani :).

Konu Seçimi

Bu ne demek? Açayım: Diyelim ki "Sunucu Nedir?" diye bir konu seçtiniz öncelikle bu konu ilgi çekici mi buna karar vermelisiniz. Eğer bu soruya "Evet" diyebiliyorsanız o zaman sadece "Sunucu Nedir?" sorusuna cevap verin. "Sunucuların Tarihçesi" bu konunun alt başlığı olabilir ama "Sunucu Kurulumu" bambaşka bir konudur. Unutmayın bir blog yazısı yazıyorsunuz sunucular hakkında e-kitap değil. Ki bir e-kitap yazıyorsanız bile onları sayfa sayfa yazarsınız değil mi?

Bildiğiniz Şeyi Yazın!

Evet, bilmediğiniz bir şey hakkında konuşmayın. Ya öğrenip gelin ya da susun. Bir özlü söz ile anlatmak gerekirse:

Her bokolog olmayın! Cahalet en büyük lüks, her şeyi biliyorsunuz. - Cüneyt ÖZDEMİR

Eğer konuya hakim değilseniz araştırın. Araştırmak önce size kazandırır, veren de alan da sizsiniz. Okuyucu sizin semanızda bir misafir. Onu bilmediğiniz bir konu da yanlış yönlendirerek güveninin kaybetmeyin. Güvenini kaybettiğiniz okuyucu sizden hoş bir seda olarak bahsetmeyecek. Tekrar hatırlatıyorum kendiniz için, kendinizi geliştirmek için yazın.

Özgün Olun!

Arkadaşlar kopyala/yapıştır yapmayın. Böyle yaparak interneti karbon kağıtlarıyla doldurmayın. Cümlesi cümlesine aynı fıkralarla dolu fıkra kitabı okumak ister miydiniz. Bu soruya "Evet" diyebiliyorsanız aşağıdaki karikatür parçası size gelsin.

Parmağı ile ileriyi gösterip 'Bak şurdan s.ktir git...' diyen adam.

Bu demek değil ki hiç yazılmamış konuşulmamış şeyleri yazacağız. Hayır efenim aynı konuları yazsanız hatta kaynağınız ile aynı sırada yazsanız bile kendinize özgü yazın. Yeniden çevrim filmleri düşünün. Batman ya da Örümcek Adam filmlerini düşünün. Bazen ana fikir aynı kalmak şartıyla ufak detayları değiştirip günümüz teknolojisi ile After Effects, CGI süsleyip tekrar çekiyorlar.

En yakın örneği Aslan Kral. İlki 1994 yılında vizyona girdi, ikincisi ise 2019'da. Konu aynı yönetmenleri ayrı, çekim teknikleri farklı. 1994 versiyonunu izleyen 2019 versiyonunu izlemem dedi mi? Şahsen ben demedim :). Önemli olan kendinizden bir şeyler katmanız kendi tecrübeniz, kendi yorumunuz, kendi fikriniz. Yani hem okuyana hitap etsin hem de sizden bir parça olsun.

Kime Anlatıyorsunuz?

Hedef kitlenizi iyi tanıyın/anlayın. Ne bilmek istiyorlar? Ne kadar alt yapıları var? Ne kadar öğrenmek istiyorlar? Bu soruları kendiniz cevaplayıp ona göre içeriğinizi hazırlamanız lazım. "Bilgisayar nedir?" diye soran bir ilk okul öğrencisine "Abaküs ilk bilgisayardır." demeyin. Tamam abaküs ilk bilgisayar sayılabilir ama bu felsefi bir bakış açısıdır ve büyük ihtimalle çocuğun ilgisini çekmeyecektir.

Eliyle karşısını gösterip 'Ne diyo ya bu...' diyen adam.

İlginç Bir Başlık İçeriğin Yarısı Demektir!

Yukarıdaki başlıkta "İlgi çeken bir başlık seçin." demek istenmektedir. Yani başlığı okuyan içeriğin ne ile alakalı olduğunu anlayabilmeli ve merak etmelidir.

Ancak clickbait'ten uzak durun. Clickbait ne derseniz hani haber sitelerinde "O şeyler artık yasak." diye başlık atılıp içeriğinde "Çemişgezek'te egzozcu Naim ustanın dükkanda çayı iki şekerli içmek yasak." yazıyor ya tam olarak bu. Sanki evrenin sırrını verecekmiş gibi yapıp "42" cevabını vermeyin. Yani "Mars'ta Su Bulundu!" dedikten sonra "Ama kuyu suyu içilmiyor." diyecekseniz yazmayın daha iyi. Okuyucunuzun güvenini kaybedersiniz. Ki güven ve zaman en büyük sermayenizdir. Kaybettiğiniz güveni telafi etmek için çok zaman harcamanız gerekir ve sermayenizden iki kere kaybetmiş olursunuz.

Yazın, Yazmakla Başlayın.

Ana fikriniz ve şablonunuz hazır durumda artık geriye yazmak kalıyor. Lakin yazmak ne işin başlangıcı ne sonu, bunu unutmayın. Fikrinizi, tasarınızı tüm ayrıntıları ile yazdığınıza emin olun. Gerekirse örnekler veya detaylar için ek bir araştırma yapın. Eksik olduğunu düşündüklerinizi toparlayın tekrar yazın.

Bazen makalenin gidişatı size kötü gidiyormuş gibi gelebilir. İlk defa yazıyor olsanız da senelerdir yazan biri olsanız da bu hep başınıza gelebilir. Ümitsizliğe kapılmayın. En önemli nokta şu: Mükemmel yazmayı hedeflemeyin mükemmelliğe giden/yönelen bir yazı olsun yazınız, hedefiniz bu olsun.

Mükemmel olmayı bekleseydin, hala bekliyor olurdun.
- Seth GODIN

Tamam "Bilmiyorsanız yazmayın!" dedim. Ama Tanrı değiliz, her şeyi bilemeyiz. Elinizden geldiğince araştırıp, çapraz okuma yapıp, tahlil edip elinizdeki sonucu aktarın okurunuza. Gerektiğinde "Sil baştan başlamak gerek bazen." demeye çekinmeyin.

İlk Paragraf Özettir, Özet Kalacak!

Başlığınız makalenin ana fikrini, ilk paragrafınız ise makalenizin özetini vermeli. Okuru başlık ile içeri çektiyseniz temiz bir sunumla içeride tutmalısınız. Bunu başlıktan uzun, makalenizdan kısa bir ilk paragraf ile başarabilirsiniz. Aynı şekilde ilk paragraf okuyucunuzun kendisini makalenin içeriğine hazırlayacak kısmıdır.

Yani inanmak işin yarısı, başlamak yarısı, geri kalanı ise tamamıdır :). Buna dikkat etmek kazandırır.

Bilgilendiren ve Yönlendiren Olun

İnsanlar makalenizi okumak için harcadıkları vakitle kıyasladıklarında kendilerini karda hissetsinler. Bir restoran olduğunuzu düşünün, kimisi sadece doymak için yemek yer, kimisi ise lezzet almak için yemek yer. Karnını doyurmak için gelenin size sadakati olmaz, karnını başka bir yerde doyuruyorsa oraya gider. O halde siz lezzet almak için yemek yiyeni hedefleyin. Onu okur olarak bilgilendirin ve yönlendirin. İşine yarayacak bilgiler verin ki daha sonra tekrar size gelsin. Bilgiye aç olana odaklanın.

Düzen İyidir, Düzenli Bir Düzen Değildir!

Makalenizi yazmaya başladınız, yazdınız yazdınız ve yazdınız. Sonuç sıkıcı bir makale yazmış oldunuz. Okurun sıkılmasına engel olun. Arada bir espri yapın, görseller kullanın, örnekler verin.

Bilgisayar üzerinde uyuyan kedi.

Düzenli bir yazı yazmak iyidir, ancak ansiklopedik bir dilden kaçının. Daha samimi ve cana yakın olun.

İşaretleme Dilinin Özelliklerini Kullanın

Şu an ekranda gördüğünüz yazı HTML veya Markdown kullanılarak ekranınızda görüntüleniyor. Sade düz bir makale yazmayın. Önemli kısımlarını kalın, alıntı yaptığınız yeri italik yapın. Okurunuzun beyninin dikkatini toplamasına yardımcı olun.

Uygun Makale Uzunluğu

Kendinize en az ve en fazla kelime uzunluğu belirleyin. Mesela ben her makalem ortalama 1000 kelime olacak dedim. Ancak bu 400 kelime yazarsam makalem kalitesizdir anlamına gelmiyor. Yerine göre esneyin. Aşağıdaki gibi makalenizi uzatmak için gereksiz aksiyonlara girmeyin.

Eve geldi Ayşe.
Eve Ayşe geldi.
Ayşe eve geldi.
Ayşe geldi eve.
Geldi Ayşe eve.
Geldi eve Ayşe.

Aynı şeyi farklı şekilde anlatsanız da aslında aynı şeyi anlatıyorsunuzdur.

Yazım Hatalarını Düzeltin!

Makalenizin yazımı bittikten sonra yayımlamadan önce gözden geçirin, yazım ve imla hatalarınızı, cümle düşüklüklerini düzeltin. Özenmeden yayımladığınız bir makaleyi okurunuz ciddiye almakta zorlanacaktır. En önemlisi "Dahi anlamındaki de ayrı yazılır."

Okuru Aksiyona Yönlendirin

Elbette burada demek istediğimiz okur ile hırsız polis oynayın demek değil. Okuru makaleniz hakkında yorum yazmaya teşvik edin. Bu hem okurunuz ile etkileşime girmenize yardımcı olur hem de okurunuzu daha fazla süre sayfanızda tutmanıza ve öneriler almanıza katkıda bulunur.

Bununla birlikte makalenizi paylaşmalarını isteyebilir ya da bülten sisteminiz var ise bültene kaydolmalarını sağlayabilirsiniz.

Unutmadan kendi yapacağınızdan fazlasını da istemeyin!


Sonuç:

İşin özü kaliteli ve özgün içerik hazırlamaktan geçiyor. Bu kısmı atlayıp diğer konulara odaklanmak size pek bir şey katmayacaktır. Bunu atlamamanız durumda diğer konular size ek faydalar getirecektir. Daha yeni olan bloğumda benim de uygulayacağım yöntemler bunlardır. Getirisi ve götürüsünü zaman gösterecek. Duruma göre bu makaleyi daha sonra güncellerim.

Önerilerinizi yorum alanından benimle paylaşabilirsiniz. Bir sonraki makalede görüşmek üzere.