Daha önce yazdığımız "Neden Blog Yazmalıyız?" makalemi okudunuz ve blog sitesi açmaya ikna oldunuz diyelim :). Tamam tamam zaten açacaktınız ya da açtınız ama diğer sistemlerin artılarını eksilerini merak ediyorsunuz diyelim :).

Peki ama hangi seçenek daha iyi?

Seçenekler Neler?

"Abovvv" dediğinizi duyar gibiyim. Şaka değil yukarıdaki blog ve yayımlama platformları benim kısa bir internet aramasında bulduğum yazılım ve platformlar. Tabi hepsini tek bir makalede inceleyemeyiz. Öncelikle popüler olanlarına odaklanacağız. Daha  sonraki bir tarihte yukarıdakilerin devam edenlerini tek tek ince detayı ile anlatmayı planlıyorum. O zaman bu makaleyi güncellerim.

Anladım da Popüler Olanları Hangisi?

Popüler olması direkt sizin için en uygunu olduğu anlamına gelmiyor elbette. Lakin popüler olması bir sorun yaşadığınız durumda daha kolay yardım alabileceğiniz anlamına geliyor. Ancak popüler olması durumunda desteğinin devam edeceğini düşünebiliriz ki yukarıdaki listede en altta verdiğim iki proje destek alamayarak sonlandırılan projelere örnek verilebilir.

Ben bu makalede listenin en üstünde yer alan dört tanesine yer vereceğim.

Wordpress.com ve Wordpress.org

Bu iki proje de Automattic firması tarafının ürünü ve bu firma tarafından destekleniyorlar. Peki iki arasındaki fark nedir. Aslında aynı ürünün farklı versiyonları diyebiliriz.

Wordpress.com üzerinden ornek.wordpress.com gibi bir alt alan adında ücretsiz bir blog açabilirsiniz. Hiç bir teknik bilgi gerekmeyen bu işlemde herhangi bir ücret ödemediğiniz gibi hiç bir teknik detayla da uğraşmazsınız. Ancak sadece kayıt olarak blog açabildiğiniz bu sistemde ürettiğiniz içerik hukuksal olarak Automattic firmasının olur. Tüm inisiyatif ve yetki bu firmadadır. Yarın gözünün üstünde kaş var diyerek bloğunuzu kapatabilir, askıya alabilir. Ayrıca bloğunuz üzerinden reklam ile para kazanmayı da hedefliyorsanız bu pek mümkün olmayabilir. Çünkü Automattic firması bloğunuzda rastgele firmaların reklamlarını gösterir bu da Adsense gibi reklam yayıncılarının hoşuna gitmez. Bir diğer konu da eklenti kurma imkanınız yoktur ve tema seçeneği sınırlıdır. Özelleştirme gibi imkanlarınız Wordpress.org'la kıyasla %5'tir.

Wordpress.org ise Wordpress projenin açık kaynak kodlu haline sahip olabileceğiniz versiyonudur. Bir hosting ya da VPS satın alarak 5/10 dakika biraz teknik bir bilgi ile satın aldığınız alan adında yayım hayatınıza başlayabilirsiniz. Eklenti ve tema gibi özelleştirme seçeneğinde sınır olmadığı gibi projenin kaynak kodlarına müdahale ederek isteğiniz özelleştirmeleri yapabilirsiniz.

Yukarıda ikisinin de artı eksilerini anlattım lakin Wordpress'in iki sürümünde de benim olumsuz olarak gördüğüm yönleri şöyle:

  1. Wordpress ilk başladığında bloglar için bir CMS projesi olarak başlamış olsada artık Wordpress ile forumdan, e-ticaret sitesine, kurumsal web sitelerine kadar geniş bir hedef kitlesine yöneldi. Bu da uzmanlık alanın genişlemesine bloglama konusuna daha az zaman ayırmasına sebep oldu.
  2. Gerekli gereksiz çok fazla özellik. Evet fazla özelliğini bir olumsuzluk olarak saydım çünkü ince ayarlar, detaylar falan derken yazmaya odaklanamıyorsunuz.
  3. Sürekli açık bulunması/yamanması, güncellemeler derken mesainizin buraya harcanmasına neden olabiliyor.

Medium

Sıfır teknik bilgi ile sadece kayıt olarak hiç bir bedel ödemeden blog açabileceğiniz bir yayım platformu. Son bir iki yılda bir milyondan fazla yazar Medium'a katıldı. Şöyle de özetleyebiliriz, birden fazla yazarın çeşitli konularda içerik ve hikaye paylaşan yazarların aynı sitede yayın yaptığı bir platform diyebiliriz.

Çok sade ve basit bir arayüze sahip ve yazı yazmaya başlamak çok kolay. Aşamalar o kadar kolay ki tema bile seçmenize gerek kalmıyor. Evet tema bile seçmenize gerek yok çünkü tema seçeneği yok :). Sisteme kayıt olan bütün yazarlar aynı temayı kullanıyor. İçinde yazarlar tarafından bolca içerik paylaşılmış olsa da arayüzü Türkçe değil. Kendi alan adınızı seçme gibi bir imkanınız yok. Bütün yazarlar https://medium.com/@username şeklinde adresleri kullanıyor.

En büyük olumsuz yöne ise Medium yayınlarınız üzerinde kontrol sahibi. Yukarıda Wordpress.com için anlattığım durum gibi yani.

Ghost

ghost.org adresi üzerinden isterseniz indirebileceğiniz versiyonun edinebileceğiniz ya da en düşük aylık 29 $ ödeyerek hazır kurulmuşunu alabileceğiniz blog CMS sistemi. Projeyi geliştirenlerin ana motivasyonu Wordpress'in daha basitini eklentiler kurmaya gerek kalmadan edinilmesini sağlamak. Çok gelişmiş özellikleri olmamakla birlikte sadece blog istiyorsanız size SEO'ya uygun, hızlı ve basit bir blog sistemi veriyor.

Ücret öderseniz CDN'i, SSL'i hazır kurulmuş, aylık 100 bin görüntülemeye kadar destek veren bir bloğa sahip oluyorsunuz. İsterseniz username.ghost.io alan adını ya da kendi alan adınızı kullanabilirsiniz.

İndirilebilir versiyonunu seçerseniz Wordpress.org'tan iki kat teknik bilgiye sahip olmanız gerekiyor. Çünkü Wordpress gibi paylaşımlı sunuculara (hosting) kurulamıyor. Bir VPS'e ve shell arayüzüne ulaşabilmeniz lazım. Eğer sunucular üzerinde biraz bilginiz varsa kendi kurulum aracıyla hızlı bir şekilde kurulum yapabilirsiniz. Bilhassa v3.0.0 sürümü ile kurulum çok daha basite indirgenmiş durumda.

Ürettiğiniz içerikte söz sahibi olmak ve hem hızlı hem de dikkatiniz dağılmadan içerik üreterek teferruatla uğraşmak istiyorsanız, biraz da teknik bilginiz var ise sizin için biçilmiş kaftandır.


Ben neden Ghost dedim?

İndirilebilir sürümünü kullandığımı belirterek söylemelim ki: Öncelikle basitlik isteğim için. Kur > Yaz > Yayımla bu kadar. Arayüzü sade, teması sade. İnce ayarlarla, detaylarla uğraşmanıza gerek yok. Nodejs üzerinde koştuğu için çok hızlı. Wordpress'in zaten hazırda vermesi gerekenleri eklentiler ise yapmaya uğraşmak yerine hiç eklenti kurmadan kullanabiliyorsunuz.

Tamam eklenti desteği yok ama isteğiniz sadece blog yazmak ise ek olarak isteyeceğiniz bir eksiği yok. Örneğin Wordpress'teki yavaşlık sorunu çözmek için WP Super Cache kurmanız gerekirken, Ghost'a hiç müdahale etmeden WP Super Cache kurulmuş bir Wordpress'ten daha hızlı.

Bir diğer mevzu da kişisel web sitemde bloğumda son yazdığım blog yazılarımın listelenmesi istiyordum. Ghost'a ince ayarlarla uğraşmadan biraz Php bilgisi ile "Custom Integrations" özelliğini kullanarak bunu yapmam mümkün oldu.

Google Accelerated Mobile Pages (AMP) için AMP for WP eklentisini kurmanız gerekirken, Ghost bunu eklentiye gerek kalmadan sağlıyor.

E-posta bülteni oluşturup bültene kayıt olan okuyucularına e-posta ile haber vermek istiyorsanız Wordpress'e Newsletter eklentisini kurmanız gerekiyor ama Ghost'a bunun için eklenti kurmanız gerekmiyor.

SEO özellikleri için Wordpress'e All in One SEO Pack eklentisi kurmanız gerekiyor ama Ghost'a bunun için de eklenti kurmanız gerekmiyor :).

Ghost'un VPS gerektirmesi sizin için bir eksi olabilir ancak ben hem kişisel web sitem hem de geliştirdiğim projeleri lab ortamında rahatça paylaşmak istediğim için VPS bana şarttı. Teknik bilgim de Ghost'u kurmama yettiği için ve yukarıda saydığım sebeplerden ben Ghost'u seçtim.


Sonuç:

Elbette Ghost herkes için tek gerçek demek büyük bir saçmalık olur :). Belki burada anlattıklarım sizin ihtiyaçlarınızı karşılamamış olabilir, ileriki zamanlarda yukarıda ki blog sistemlerinin tek tek anlattığım makaleleri yayımlayacağım belki o zaman kendinize uygun olanı daha rahat seçebilirsiniz. Şahsen ben Ghost'tan çok memnunum. Hem belki ona bir şans verirseniz o da sizi memnun etmek için geleni yapacaktır ;).